Faydalı Bağlantılar
Tarot Falı | Tarot Falı Bak | Fal Bak

Tarot Falı


Evren

Evren

Guth, Büyük Birleşik Kuramlar’daki bilgiyi işin içine katınca, skaler alanla ilişkili karakteristik ikileme zamanının yaklaşık İO37 saniye olması gerektiğini buldu. Bu demektir ki, bu olağanüstü kısa aralıkta erken Evren’in herhangi bir hacmi büyüklüğünü ikiye katlar, sonraki 10 37 saniyede bir daha ikiye katlar, 10’37 saniye sonra bir daha vs. Üç ikilemeden sonra, Evren’in bu parçası başlangıçtaki büyüklüğünün sekiz katı haline gelir, dört ikilemeden sonra ise başlangıçtaki halinin 16 katma, vs. N tane ikilemeden sonra, başlangıçta büyüklüğünün 2n katı kadar olur.

Bu şekilde tekrarlanan bir ikilemenin çarpıcı bir etkisi vardır. Bir protondan daha küçük bir uzay bölgesini, bir greyfurt hacmine şişirmek için sadece 60 ikileme yeterlidir ve her biri 1037 saniye sürecek 60 ikilemenin tamamlanması, 10 35 saniyeden daha az zaman alır.

Eğer şanslıysak, LHC Evren 10 15 saniye yaşındayken var o lan enerjileri inceleyebilecek. 10 15 ile 10 35 arasında pek fark yok gibi gelebilir, ama bu bizim 15 ile 35 arasındaki farka bakıp “sadece” 20 olarak düşünmemizden kaynaklanmaktadır; aslında bu İO20 etkenindedir; bu demektir ki 10 15 saniyesindeki Evren, 1035 saniyedekinden yüz milyar kere milyar kat daha yaşlıdır. Başka bir şekilde bakacak olursak, 10 15 ile 1035 arasındaki fark, 1 ve
10 15 arasındaki farkın 10 (yüz bin) katıdır. Dolayısıyla Dünya üzerindeki deneylerde doğru 148dan bu enerjileri incelemek için umut yoktur; Evren’in kendisi teorilerimiz için deneme tahtasıdır.

Tüm bunlar Guth’ın esas hesapları üzerine temellendiril miştir. Şişme teorisinin bazı çağdaş versiyonları, sürecin daha yavaş olabilmiş ve tamamlanmasının 10 32 saniye sürmüş olabileceğini önerir; ama bu hâlâ, Guth’un süper yoğun maddenin küçük bir parçasını alıp hızla genişleyen bir ateş topuna5 döndürmenin bir yolunu bulmuş olduğu anlamına gelir. Genişlemenin bu daha iddiasız versiyonuyla bile bir tenis topunu alıp gözlenebilir Evren büyüklüğüne şişirmenin 10 32 saniye sürmesine denk gelirdi. Skaler alan “bozunduğunda”, enerjisini Büyük Patlama ateş topunun ısısına ve Evren’deki maddenin tüm parçacıklarına dönüşen kütle enerjisine vererek, süreç bir sona ulaşır. Guth, Tryon’un bir vakum dalgalanması olarak Evren fikri ve geleneksel Büyük Patlama arasındaki eksik halkayı bulmuştur; skaler alanın karşı kütleçekimi, Tryon’un fikrinin ana sorunu olarak gözüken kendine ait kütleçekimi yener. Ama o tarihte Guth, Tryon’un çalışmasından haberdar bile değildi.

Şişme kuramının halen devam eden çekiciliği, kozmik rastlantıların birçoğunu açıklamasıdır. İkinci bölümde tanımlandığı üzere, 60 veya daha fazla ikilemeyle oluşan uzayın büyük uzaması, düzensizlikleri düzleştirir, tıpkı kuru eriğin yüzeyindeki kırışıkların, erik suya konulup genişlediğinde düzleşmesi gibi. Eğer boyutu 60 kere ikilenseydi (bir eriğin Güneş Sistemi’nin yaklaşık bin katı büyüklüğünde olduğunu düşünün) ve siz yüzeyinde dursaydmız, tamamen düz olmasından çok, biraz eğimli olduğunu bile anlayamazdınız; tıpkı uzun bir süre Dünya üzerinde yaşayan insanların Dünya’nın düz olduğunu düşünmesi gibi. Başka bir deyişle, şişme Evren’in yoğunluğunu ayırt edilemez biçimde kritik yoğunluğa yakın olmaya zorlar.

Düzleştirme kusurludur, çünkü şişme sırasında “sıradan” kuantum dalgalanmaları, şişme devam ettikçe, kendilerini uzatan küçük dalgacıklar üretecektir. Dolayısıyla bugün Ev ren’deki galaksilerin yapısındaki maddenin dağılımı, sadece sıfır zamandan sonraki ilk ayrılmadan ortaya çıkan kuantum dalgalanmaları ağının genişlemiş bir versiyonudur. İstatistiksel olarak, gökyüzündeki galaksiler deseni, gerçekten de bu tür dalgalanmalar için beklenen desendir, ki bu da şişme fikrinin lehine güçlü bir kanıttır. Eğer tüm görünür Evren bir protondan küçük bir bölgeden şiştiyse, aynı şekilde başka şişen evrenlerin olabileceği, ama sonsuza denk ufkumuzun ötesinde olacakları için, diğer birçok kozmik rastlantı şişme çerçevesinde açıklanabilir. Üstelik hepsinin aynı şekilde, belki de aynı fizik yasalarıyla bile şişmiş olması gerekmez.

Bu, Boltzmann’m fikirlerini tekrar eden ve aynı zamanda belki de yanlış bir şekilde tarihin çöp tenekesine gönderilmiş başka bir fikri, Evren’in Kararlı Hal modelini anımsatan yeni fikirlere yol açmıştır.