Faydalı Bağlantılar
Tarot Falı | Tarot Falı Bak | Fal Bak

Tarot Falı


Kozmik Manzara

Evren Neden Bu Kadar Büyük

Küçük tepeler, yeterince uzun yaşayan, birkaç karadelik ve bu yüzden birkaç döl oluşturmaya müsait özellikler bulunduran evrenlere karşılık gelir. Yüksek dağlar ise evrenlerin birçok karadelik ve birçok döl oluşturmaya müsait özelliklere sahip olan evrenlerin olduğu Çoklu Evren bölgelerine karşılık gelir.

Kozmik manzara konusu üzerine tüm çeşitlemelerde görüldüğü gibi önemli bir nokta, manzaradaki her noktada birden fazla evrenin olabileceğidir. Manzaranın biyolojik karşılığı, örneğin bir nokta, bir zebranın özelliklerine (veya genine) karşılık gelebilirdi; ama bu aile özelliklerini paylaşan birçok zebra olabilirdi.

Manzara biyolojiye o kadar aşina bir fikirdir ki, Richard Dawkins en iyi larının birinin başlığında, Climbing Mount Improbable1’da [Olasılıksızlık Dağına Tırmanmak] kullanmıştır. “Mount Improbable” evrimsel manzarada, göz gibi karmaşık bir biyolojik sistemin özelliklerine karşılık gelen yüksek bir zirvedir. Doğal seçilim ile evrim fikrine gelen yaygın bir eleştiri genellikle “Yarım bir gözün işlevi nedir?” şeklinde özetlenebilecek bir cehalet durumundan gelir. Başka bir deyişle, göz gibi karmaşık bir organ nasıl olur da doğal seçilim evriminin gerektirdiği gibi küçük aşamalar dizisiyle evrimleşir sorusudur.

Hazır cevap, yanm gözün bir avcı tarafından tehdit edilirken aslında çok faydalı olabileceği ve kesinlikle hiç olmamasından daha iyi olacağıdır. Uzun cevap, derideki ışığa duyarlı hücrelerin bir parçasından başlayarak, gözlerin adım adım nasıl evrimleştiği, Climbing Mount Improbable’da anlatılmıştır. Bu manzaranın tam olarak ne olduğunun klasik bir örneğidir; bir dağın tepesine tek bir sıçrayışta değil, tepeye giden uzun ve ılımlı bir yolu takip ederek gidersiniz. Eğer bir dağın tepesinde bir kişiyi görürseniz, onların oraya büyü veya Tann’mn mucizevi bir müdahalesiyle geldiğini değil, adım adım tırmanarak geldiklerini varsayarsınız. Gözler çok değerlidir, o kadar ki bu dağın tepesine çıkan kırk farklı yolu takip ederek, en az kırk farklı zamanda evrimleşmişlerdir. Eğer Smolin haklıysa, etrafımızdaki Evren’in karmaşıklığı basit bir kuantum dalgalanmasından, adım adım ilerleyen benzer bir süreçten ortaya çıkmıştır.

Smolin tarafından verilen basit bir örnekte, bizden sadece iki olasılık olduğunu hayal etmemiz istenir; bir evrenin ya bir döl ya da tam olarak on nesil bıraktığı iki durum. Eğer manzaradaki herhangi bir yerde rastgele seçilmiş tek bir evrenle başlarsak, bunun ovanın üstünde sadece bir dölü olan çeşitten olması oldukça yüksek ihtimaldir. Döl, ebeveynleri gibi başka bir döl oluşturmadan ve yok olmadan önce kısa bir süreliğine var olur, ama önemli olan her neslin bir öncekinden biraz daha farklı özelliklere sahip olduğudur. Bu ova boyunca dolaşıp bir yol oluşturan ardıl evrenlerin eşdeğeridir. Sonunda, on nesle sahip evrenlere karşılık gelen küçük bir tepenin hemen yanına konabilecek özelliklere sahip bir evren üretilir. Bir küçük “mutasyon” daha onu tepeye çıkartır ve zincirdeki bir sonraki evren de on nesle sahip olur. Bu evrenlerin bazıları onları tekrar ovaya döndürecek mutasyonlar yaşayabilirler, ama tepenin üstünde kalan bir sonraki neslin her üyesi de on nesle sahip olacaktır. Ortaya çıkan sonuç, ovadaki tek nesil evren sayısını çok rahat geçen, bu onnesil tepesine ve manzaradaki diğer tüm on nesil tepelerine yerleşen çok fazla sayıda evreni üreten üssel bir büyümedir.

Daha gerçekçi bir manzarada, on nesil tepesi Dawkins’in Olasılıksızlık Dağı’na eşdeğer, bizimki gibi evrenlerin tepede olduğu çok daha büyük bir dağın sadece eteklerinde bulunur. Bu şekilde Smolin bu görüşü daha karmaşık evrenlere genişleterek, eğer kozmik manzaranın barınak olmayan parçasındaki tek bir kuantum dalgalanmasıyla başlarsanız, karadelik yapmada iyi olmaya evrilmiş bir evren bolluğuyla sonlanacağınız sonucunu çıkartır ve elbette, manzarada sadece bir kuantum dalgalanması olacağını düşünmek için sebep yoktur.

Bu onu, Çoklu Evren’de rastgele seçilmiş herhangi bir evrenin yaygın türden biri olması gerektiği temelinde, Evrenimizdeki fizik yasalarının karadeliklerin oluşumunu sağlayan optimum değerlere yakın olduğunu ve “fizik yasalarındaki parametrelerin değişimlerinin çoğunun karadeliklerin evrenimizde üretilme hızını azaltacağını” önermeye götürür. Bu hâlâ şiddetli bir tartışmanın konusu olan bir iddiadır, ama Smolin’in görüşünü destekleyecek bir örnek verebilirim, ki bu aynı zamanda onun önerisini, hayatın karadelik oluşumunun bir yan ürünü olduğunu açıklığa kavuşturur. Bu içlerindeki en ünlü kozmik rastlantıyı, karbon çekirdeğinin doğasıyla ilgili Hoyle’un antropik öngörüsünü içerir.