Faydalı Bağlantılar
Tarot Falı | Tarot Falı Bak | Fal Bak

Tarot Falı


PASKALYA ADASI

PASKALYA ADASI, Pasifik Okyanusunda, üçgen biçiminde, kurak ve volkanik bir adacıktır. Bu küçük ada arkeplojı .ınhinin sayılı varlarından birini taşımaktadır B esrar adayı kaplayan kimi 50 ton ağırlığında, kuru 20 metre boyuda dev heykellerdir. Ada halkının efsanelerine göre bunlar Gökten düşen efendilerin heykelleridir ya da, yerlilerin deyimiyle Moai’ler’dir.

1722 yılının Paskalya günü, HollandalI Amiral Jakob Romıı tarafından kcyfadlkn ada yüzyılımızın baş lanndan beri sürekli bir inceleme ve araşbrma merkezi ol mustur Ne yazık ki incelcmc vc araştırma mefkefl olmadan oncc Paskalya Adası, eski kaynaklan, eski bilgileri koruyan yerlileri ortadan kaldırmaya kararlı bir katliam dizisine tanık olmuştur.

Katliam, Roggevecn’le başlamış, esir tüccanyle devam etmiştir; 1862 yılında Peru lular tarafından yapılan bir baskın sonucunda adanın son Kralı, ailesi ve yerli bilgilerin büyük çoğunluğu tutsak edildi. 1888 yılının eylül ayında ada Şili hükümetine geçti ve koyunculukla uğrayan İngiliz YVtlliamaon ve Balfour şirketine teslim edildi
Paskalya Adasındaki ilk ciddi inceleme İnsanbilimci S. Routledge tarafından yapıldı; sonraki yıllarda Alfred Mcraux (1934), Thor Heyerdahl (1955). Francis Maziere (1964), Erich Von Damken (1968) Rotledge’in araş tırmalannı derinle ştirdiler.

Adayı kaplayan, tek parçalı, başlıkları 1000 kiloyu a şan garip yüzlü, anlamlı bakışlı heykeller Taş devrinin son çağına ait bir toplumun ürünleri sayılır. Paskalya A dası’nın nufusu buğun yaklaşık olarak 600 kişidir; ada en kalabalık olduğu zamanlar bile nufus hiçbir zaman 5000b aşamamıştır. Çünkü Paskalya Adası Dünyanın Göbeği ya da, yerlilerin deyimiyle Matak iterani (Gökyüzüne bakan gözler) kupkuru, bitkisi , ağaçsız, insanı güç barındıran bir adadır. İlginç olan da 600 yerliye karşıt 593 heykelin olmasıdır.

Bu heykeller kimin tarafından, hangi çağda, nasd ve içta dikilmiştir? Kesinlikle bilinemiyor.
Ada ilk keşfedildiğinde Moaflerin boyunlarında, a yak Misklerinde tahtadan, yazılı levhalar bulunuyordu.
Con dan’ adaya siden misyonerler bunların çoğunu yak nlır baSanıu Vatikan Müzesi ne gönderdiler; birkaçı da bir sev anlaşılamadı. Yerliler bu yazılı ahla levhabra k’ohou Ronco Ronco (Yazıyı elen , bu yazıyı bilip ö| reteî er de Maori Kohau Kongo Kongo (Yazıyı Deten Bilenler) adını vermişlerdir. Eldeki bılgileregorcbu gizli kulsa! yazı yalnızca Kral bölge imlen vc bilginler tarafından biliniyordu. Ancak 1862 yılındaki katliamda vazmm esrarını çözebilecek kişiler öldürülmüştü. Kongo Rongo yazısı ile yakından ilgilenen Hamburg unı versitesi’ndtfn Prof. Thomos Barthel, bu yazı De Çin yazısı ve İndi nehri vadisinde bulunan arkaik Hint yazısıyla ortak noktalar bulmuştur Pasifikte yükselen kurak Mi takiterani adası ile Çin ve Hindistan arasındaki uzaklık düşündürücü bir noktadır. Ancak ada efsanelerinden birinde geçen bir cümle bunu açıklamaktadır “İlk ırk, RonStm Rongo yazısını icat edip bunu taşlara geçirdi. Esil en, ilk Irk’ın kapladığı dünyanın dört kıtasından yalnız Asya’da bugün bu yazıya atlanılmaktadır.”

Ayrıca adada, çoğu heykellerin kaidesini meydana getiren, 260 kocaman taş set (Ahu) vardır. Bu setlerin çevrilinde, Sahradaki taş evlere tıpatıp benzeyen, taş damlı, dar kapılı, dar pencereli binalar yükselmektedir.
Bütün rahatsız edici, kuşku uyandırın yönleriyle Tl ahuanako’daki durum Paskalya Adası nda da karşımıza çıkıyor; baştaki esrar başka esrarlara yol açıyor, çözülemeyen bir yazı ile kaplı tahta levhalar; kocaman taş setler, taş evler, kıyıdaki kayalarda işlenmiş garip biçimler, balıklar, yıldızlar, biçimsiz yaratıklar, kanatlı insanlar, astronomik simgeler ve ilerde deftinece&imiz tahta heykelciklerle karşılaşıyoruz.

Adada serpiştirilmiş 593 heykel, Rano Raraku vol jamnın kraterinde de yarı kalmış yüzlerce dev figür daha Kano Raraku’da tamamlanmamış bir heykel du nıyor. Gövdesi 22 m.; kafan ve boynu 7 m.; çapı 3 Krnunun uzunluğu3,40m. ve•££ 90 çığımızın en kusursuz aleti bile böyle bir yükün altından zor kalkar.