Faydalı Bağlantılar
Tarot Falı | Tarot Falı Bak | Fal Bak

Tarot Falı


Bizim bilimimizin temelini oluşturan klasik fizik

Bizim bilimimizin temelini oluşturan klasik fiziğin kişisel olmayan ve determinist doğasından gelen özgür olmama hissi Marx ve takipçilerinin tarihi determinizminde de görülür. Onlann determinizmi, dışarıdan, kontrolümüz dışında olan güçler tarafından dayatılmıştır. Bilimsel determinizm bizi seçimimizin sadece yetkin olmasından değil, gerçekleşmesinden de mahrum edecek derecede modern kişilik psikolojisinin içine girmiştir.

Freud, bilimsel psikolojisini yazarken kendi döneminin fiziğini ve kimyasını yansıtan yasa ve güçleri insan ruhunda keşfe çıkmıştır.

Eğer tüm zihinsel eylemler dizisi aslında içgüdüsel biyolojik ve fiziksel olan bilinçsiz zihinsel eylemlerin bir sonucuysa, o zaman insan psikolojisiyaşamsal zihinsel bütünlük sağlayıcı hiçbir birimin yardımına ihtiyaç duymaksızın, ilkesel olarak ölçülebilir: karşılıklı ilişki içinde olan güçler bağlamında formüle edilebilir ve psikoloji de böylelikle tıpkı fizik gibi doğal bir bilim olur.

Kısacası Freud’a göre insan, doğası gereği görüş alanı dışında ve kontrolü ötesindeki bilinçdışı güçlerin esiridir. Hatta Freud’un niyetlendiği ölçüde birebir yorumu yapılırsa, “tüm bilinçli kararlar çok sıkı bir şekilde bilinçsiz güçler tarafından belirlenir… Bütün bu karar vernıe olayı bir yanılsamadır ve bilincin hiçbir işlevi yoktur.”5
Freud’un birçok kavramsal çerçevesi gibi, onun ruhsal determinizmi de tam olarak anlaşılmamış ve birçok takipçisi tarafından bir hayli yumuşatılmıştır. Fakat bu bir şekilde psikiyatri ve psikolojide determinist bir taraf oluşmasına katkıda bulunup, hem akademik düzeyde hem de popüler düzeyde, özgür ve sorumlu seçim yapma açısından insan kapasitesiyle ilgili şüphe uyandırıp bir iz bırakmıştır.

Felsefe Ansiktopedisi”nde belirtildiğine göre, “eğer bir insanın davranışı hiç kontrol edemediği ve bilmediği bir nevroz ya da içsel bir itkinin etkisiyse, o zaman büyük ölçüde ahlâksal açıdan sorumlu olmadığı gibi, asla özgür de olmadığı konusunda filozoflar hemen hemen hemfikirdirler.6 Özgürlüğümüzün bilinçsiz içgüdüsel güçlerin belirleyici iktidar tarafından kısıtlanıyor olması fikri, özerklik ve sorumluluk hakkında ki genel şüpheleri kısa sürede arttıran bir model haline geldi.